Spartathlon: Atina'dan Sparta'ya 246 Kilometrenin Hikâyesi

Spartathlon: Atina'dan Sparta'ya 246 Kilometrenin Hikâyesi

Dünyada daha uzun yarışlar var, daha dik ve daha teknik olanları da. Ama çok azı Spartathlon kadar az insana nasip oluyor ve neredeyse hiçbiri bu kadar eski bir cümleye dayanmıyor.

Her Şey Tek Bir Cümleyle Başladı

MÖ 490'da Pers ordusu Maraton Ovası'na çıktığında Atina, Sparta'dan yardım istemek için bir haberci gönderdi. (Evet, "maraton" adı buradan geliyor. Ovanın adı önce bir savaşa, sonra bir mesafeye dönüştü.)

Herodotos, Tarih'in VI. kitabında bu haberciyi, Pheidippides'i tek bir cümleyle anlatır: Atinalıların kentinden ayrıldıktan sonraki gün Sparta'daydı.

Atina ile Sparta arasında yaklaşık 250 kilometre var. Yüzyıllar boyunca bu cümle bir abartı olarak okundu.

1982: Bir Subayın Merakı

John Foden, İngiliz Hava Kuvvetleri'nde subay ve uzun mesafe koşucusuydu. Herodotos'u okurken aklına basit bir soru takıldı: Bu gerçekten mümkün mü?

1982'de dört arkadaşıyla Akropolis'in eteğinden yola çıktı. Üçü Sparta'ya ulaştı. Foden'in süresi 37 saat 37 dakikaydı. Cevap belliydi.

Bir yıl sonra bu deneme bir yarışa dönüştü. 1983'teki ilk Spartathlon'a 12 ülkeden 44 erkek ve 1 kadın katıldı.

Rota

Start Akropolis'in eteğinde. Rota Saronik Körfezi kıyısından Korint'e iniyor, oradan Mora Yarımadası'nın içlerine, Nemea ve Tegea üzerinden Sparta'ya ulaşıyor. Resmî mesafe 244,74 kilometre, toplam tırmanış yaklaşık 3.200 metre.

Kırılma noktası gecenin ortasına denk geliyor. Yaklaşık 160. kilometrede Partenio Dağı var; koşucular 13 kilometrelik bir bölümde 960 metre tırmanıyor ve dağda işaretli bir patika bulunmuyor. Geçiş gece, el feneriyle yapılıyor.

Sporcular ilk günün sıcağını, gecenin soğuğunu ve bir dağ geçişini aynı yarışta yaşıyor.

Asıl Zorluk Mesafe Değil, Saat

36 saatlik limit, ortalama kilometrede yaklaşık 8 dakika 50 saniye demek. Kulağa ulaşılabilir geliyor ve yanıltıcı olan tam da bu.

Rota üzerindeki 75 kontrol noktasının her biri aynı zamanda bir baraj. Üstelik barajlar başta en sert: İlk maraton 4 saat 45 dakikada, 80. kilometre 9 saat 30 dakikada geçilmek zorunda. Yani yarışın ilk üçte birinde kilometre başına yaklaşık 7 dakikalık bir tempo gerekiyor.

Yavaş başlayıp sonra toparlama şansınız yok. Barajı kaçıran koşucu yarıştan alınıp koşucuların "ölüm otobüsü" dediği araca bindiriliyor. Destek ekipleri de yalnızca belirlenmiş kontrol noktalarında müdahale edebiliyor.

Yarışa Girmek de Ayrı Bir Yarış

Kontenjan 400 kişi ve buraya girme süreci yarışın en ilginç tarafı.

Başvurmak için önceki üç yıl içinde organizasyonun barajlarından en az birini geçmiş olmanız gerekiyor: Örneğin 100 kilometreyi erkeklerde 10 saatin altında koşmak ya da 24 saatlik bir yarışta erkeklerde 180, kadınlarda 170 kilometre kat etmek.

Sonrası daha ilginç. Barajı yüzde 25 geçerseniz kuraya girmiyorsunuz, doğrudan kabul ediliyorsunuz. Ülkenizden tek başvuran sizseniz yine otomatik giriyorsunuz; organizasyon ulusal çeşitliliği böyle koruyor. Yarışı kazanırsanız ertesi yıla davetlisiniz. On kez bitirmişseniz de kuraya girmiyorsunuz.

Bir ayrıntı: Baraj derecenizin geçerli sayılması için o yarışı en az beş kişinin bitirmiş olması gerekiyor.

Rekorlar

İlk yıllarda hikâyeyi tek bir isim yazdı. Yiannis Kouros 1984'te rotayı 20 saat 25 dakikada koştu ve bu süre 39 yıl kırılamadı.

2023'te Yunan Fotis Zisimopoulos 19:55:09 ile 20 saatin altına inen ilk koşucu oldu. Rekor 2026'da yeniden düştü: Macar Tamás Bódis yarışı 19:40:51 ile tamamladı.

Kadınlarda rekor Camille Herron'a ait. Amerikalı sporcu 2023'te 22:35:31 ile bitirdi, genel klasmanda üçüncü oldu ve yarışı 24 saatin altında tamamlayan ilk kadın oldu. Önceki rekoru iki saatten fazla geliştirmişti.

Vücuda Maliyeti

Spartathlon katılımcıları üzerinde yapılan hakemli çalışmalar yarışın bedelini net gösteriyor. Frontiers in Nutrition'da yayımlanan bir gözlemsel çalışmada iki yıl boyunca 164 koşucu izlendi; henüz 93. kilometrede yedi koşucu hiponatremik bulundu, üçünde sodyum seviyesi ağır hiponatremi sınırındaydı. Yani yarışın üçte birinde sıvı ve sodyum dengesi bazı koşucular için çoktan bozulmuştu.

Uluslararası Spor Beslenmesi Derneği tek etaplı ultra maratonlarda saatte 150-400 kalori ve 30-50 gram karbonhidrat öneriyor. 36 saatlik bir yarışta bu, harcananın ancak bir kısmını karşılıyor. Spartathlon'da beslenmenin işi açığı kapatmak değil, büyüme hızını yavaşlatmak.

Finiş

Yarış Sparta'da, Kral Leonidas'ın heykelinin önünde bitiyor. Koşucular heykele dokunarak tamamlıyor; heykelin ayağını öpmek yılların içinde yerleşmiş bir gelenek.

Evrotas Köprüsü'nden sonra okul çocukları koşuculara eşlik ediyor. Bitişte sporculara zeytin dalından bir taç takılıyor ve Evrotas Nehri'nden bir kâse su ikram ediliyor. Organizasyon bunu antik olimpiyat şampiyonlarının onurlandırılma biçimine benzetiyor.

Türkiye'de Durum Ne?

Türkiye'nin Spartathlon tarihi 2014'te ve tek bir isimle başlıyor: Aykut Çelikbaş.

Çelikbaş o yıl yarışa katılan ilk Türk koşucu oldu ve ilk denemesinde 33 saat 47 dakikada bitirdi. Kendi raporunda bunun ne demek olduğunu anlatıyor: Spartathlon'u ilk katılımında bitirmek, yarışı bitirebilen bütün insanların ancak yarısının başardığı bir şey ve ilk kez katılanlar arasında bu oran çok daha düşük. 2015 ve 2016'da da koştu, bu üç yıl boyunca Türkiye'yi tek başına temsil etti. En iyi derecesi 2018'de geldi: 27 saat 50 dakika ve genel klasmanda 24. sıra.

2017'de kurada şansı yaver gitmedi ama aynı yıl Mert Derman ilk kez kuradan çıkarak kesintisiz temsil serisini sürdürdü. 2019'da Aykut'un kardeşi Aytuğ Çelikbaş katıldı; o günden beri çıktığı her Spartathlon'u tamamladı.

Kadınlarda ilk bitiriş 2022'de, yarışın 40. yılında geldi. Vesile Yılmaz Anatça, Spartathlon'u tamamlayan ilk ve şu ana kadar tek Türk kadın koşucu oldu.

Türkiye rekoru ise Özgür Sancak'ta. Sancak 2024'te yarışı 26 saat 24 dakika 05 saniyede ve genel klasmanda 14. sırada bitirerek Aykut Çelikbaş'ın derecesini yaklaşık bir buçuk saat geliştirdi.

Bugüne kadar 14 Türk koşucu Spartathlon'u en az bir kez bitirdi; toplam 43 start, 36 bitiriş. Yüzde 84'lük bir oran. Aynı dönemde yarışın genel bitirme oranı yüzde 58.

Bu farkı okurken dikkatli olmak gerekiyor. Türkiye'den giden sporcu sayısı az ve büyük kısmı aynı küçük grup; aynı isimler yıllarca üst üste koşuyor. Yani buradaki yüksek oran bir ülke performansından çok, az sayıda ve çok deneyimli koşucunun tablosu.

Yine de şunu söylüyor; Türkiye'den Spartathlon'a gidenler, gittiklerinde genellikle Sparta'ya varıyor.

Spartathlon mesafeyle değil, saatle yarışılan bir koşu. Girmek için kanıt, bitirmek için sürekli tempo istiyor. Kırk yılı aşkın tarihinde erkekler rekoru yalnızca iki kez düştü ve ikisi de son üç yılda.

Ve hepsi, 2.500 yıl önce yazılmış tek bir cümleyle başladı.

Bloga dön